-
-
Kalp rahatsızlığı olanlar seçim gününe dikkat14 Mayıs'ta Türkiye'deki seçimler sırasında kalp krizi geçiren ve hayatını kaybeden bazı vatandaşlar oldu. Bu üzücü haberlerin ardından, uzmanlar 2. tur seçimlerinin yapılacağı 28 Mayıs öncesinde uyarılarda bulundu.
-
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Akyazıcı, 14 Mayıs'taki seçimler sırasında yaşanan kalp krizi vakalarıyla ilgili uyarılarda bulundu. Dr. Akyazıcı, seçimin tüm popülasyonu etkileyen bir sistem olduğunu ve herkesin oy vermeye gittiğini belirtti. Bazı hastaların şikayetlerinin öncesinde başlamış olabileceğini söyleyen Akyazıcı, seçim stresinin önemli bir faktör olduğunu ve altta yatan risk faktörleri olan kişilerde stresin tetikleyici bir rol oynayabileceğini ifade etti. Akyazıcı, vatandaşları kendilerini zorlamamaları konusunda uyardı.
14 Mayıs'ta Türkiye'de gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı ve 28. dönem milletvekili seçimleri sırasında bazı vatandaşlar oy verme işlemi esnasında rahatsızlandı. Türkiye'nin farklı illerinde yaşanan üzücü olaylarda, bazı vatandaşlar kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalmasının ardından uzmanlar, aşırı stres ve seçim heyecanının vatandaşlar için risk oluşturabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Esencan Hastanesi'nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Akyazıcı stresin tetikleyici olabileceğini ifade ederken Psikiyatri Uzmanı Dr. Murat Aslan, kişilerin psikolojilerinin seçim ve adaylık süreçlerinden etkilendiğini aktardı.
Kalp hastalıklarında stres önemli bir faktör
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Akyazıcı, geçmişte kalp rahatsızlığı teşhisi konulan kişilerin daha dikkatli olmaları gerektiğine dikkat çekti. Dr. Akyazıcı, kalp krizinin toplumda en sık ölüm nedenlerinden biri olan kardiyovasküler bir hastalık olduğunu belirtti. Seçimlerin tüm popülasyonu etkileyen bir sistem olduğunu ve herkesin oy kullanmaya gittiğini vurgulayan Akyazıcı, kalp hastalığı olan veya kronik kalp hastalığına zemin hazırlayan risk faktörleri bulunan insanların da oy kullanmaya gittiğini ifade etti. Vefat eden vatandaşların bazılarının 65 yaş üzerinde olduğunu ve ek risk faktörleri hakkında detaylı bilgiye sahip olunmadığını belirten Akyazıcı, stresin muhtemelen ana faktör olduğunu söyledi. Stresin kalp hastalıkları için önemli bir faktör olduğunu ve zaten altta yatan risk faktörleri veya kalp hastalığı olan kişilerde stresin tetikleyici bir rol oynayabileceğini açıkladı. Stresin sempatik sinir sistemini aktive ettiğini, bu durumun tansiyonda dalgalanmalara, kanın pıhtılaşmasında artışa neden olduğunu ve aritmi eşiğini düşürdüğünü belirten Akyazıcı, eğer kişide zemin varsa stresin tetikleyici bir faktör olabileceğini ifade etti.
Kendinizi zorlamayın
Stresin kalp üzerinde olumsuz etkilere yol açtığını vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Akyazıcı, şunları söyledi: "Stresin bu durumda son tetikleyici faktör olarak rol oynamış olabileceğini düşünüyorum. Kronik ve akut stresten mümkün olduğunca uzak durmamız gerekiyor. Bu süreçler toplumsal ve bireysel olarak stresli olabilir, ancak yine de kendi sağlığımıza öncelik vermemiz gerekiyor. İlaç kullanan vatandaşlarımız ilaçlarını mutlaka almalı. Eğer mevcut bir sağlık sorunu varsa, bir hafta gibi bir süre içinde mutlaka bir kontrol yapılmalı. Çarpıntısı olan gençlerde ritim bozuklukları tetiklenebilir. Egzersiz yapmak, derin nefes almak gibi rahatlama tekniklerini kullanmak, psikolojik ve fizyolojik etkilerden arınmaya yardımcı olabilir. Sakinliğimizi korumak önemlidir. Eğer kendimizi huzurlu hissetmiyorsak, kendimizi zorlamamalıyız. Sonuçta uzun saatler var. Özellikle bilinen bir hastalığı olan, kalp hastalığı olan ve yaşlı vatandaşlarımız bu konuda önlemler almalıdır ve öncelikle sağlıklarına dikkat etmelidir. Eğer iyi hissetmiyorlarsa, önceden şikayetleri başlamış olabilir, ancak 'Bu işi yapayım da gideyim' düşüncesiyle kendilerini zorlamamalıyız. Bu istenmeyen ve önemli sonuçları olan rahatsızlıklar, ölüm gibi sonuçlar doğurabilir. Bu konuda dikkatli olmalıyız."
Toplumsal olaylar psikolojileri etkiliyor
Psikiyatri Uzmanı Dr. Murat Aslan, seçim süreçlerindeki belirsizliğin bireyleri psikolojik olarak etkileyebildiğini ve adaylık sürecinde olan kişilerin olumlu ya da olumsuz sonuçlara hazırlanması gerektiğini ifade etti. Dr. Aslan, seçim gibi toplumsal olayların insanları psikolojik olarak etkileyebileceğini belirtti. Belirsizlik durumu seçim sonrasında netleşmeye başlar ve bu belirsizlik insanlarda kaygı oluşmasına neden olabilir. Sadece kazanmaya odaklanmak ilerleyen dönemlerde mutsuzluk, keyifsizlik gibi duyguların ortaya çıkmasına yol açabilir. Bu durum daha ileri düzeyde depresyon ve anksiyete gibi ruhsal hastalıkların oluşmasına sebep olabilir. Ruhsal bir olumsuzlukla karşılaşıldığında bedensel tepkiler de oluşabilir, örneğin kalp krizi gibi durumlar ortaya çıkabilir. Hayatın sadece seçimden ibaret olmadığını, seçimlerden sonra da hayatın devam ettiğini ve başka seçeneklerin olduğunu fark etmek önemlidir. Yeterli ilgi, destek veya haklarını alamadıklarını düşündüklerinde büyük hayal kırıklığı, mutsuzluk, keyifsizlik ve umutsuzluğa sürüklenebilirler. Bir adaylık sürecinde bulunup sistemin sizi seçmemesi durumunda hayatın devam edeceğini kabullenmek gerekmektedir. Stresli veya olumsuz bir olayla karşılaşıldığında seçim sonuçlarına göre normal hayata devam etmek önemlidir. Olumsuz haberlere aşırı maruz kalmamak için sosyal medya ve dijital ortamları sınırlamak önemlidir. Duygularımızı ve düşüncelerimizi yakın ve güvendiğimiz insanlarla paylaşmak bize iyi gelebilir. Spor yapmak, yürüyüşe çıkmak, meditasyon yapmak veya nefes egzersizleri gibi yardımcı teknikleri kullanmak da insanlara iyi gelir. Rutin hayatımıza devam etmeli ve seçim sürecine takılıp kalmamalıyız.



Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
-


Yorum Yazın