-
-
Süleyman Soylu: Teşkilatımız 2 asra yaklaşan tarihi boyunca dünya savaşı görmüştürİçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kahramanmaraş'ta Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 178. yıl dönümü törenine katıldı. Soylu; "Kim hangi oyunu kurarsa kursun, bu ülkenin birliğine, büyümesine, kalkınmasına elbette ki engel olamayacaktır" dedi.
-
Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 178. yıl dönümü dolayısıyla Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü'nde düzenlenen törene katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 178 yıl boyunca karşılaştığı hiçbir sıkıntıda hiçbir zorlukta Türk Polis Teşkilatı'nın acziyet içerisinde olmadığını ifade eden Soylu, polis teşkilatının 2 asra yaklaşan tarihi boyunca bir milletin kalkınma mücadelesini gördüğünü söyledi.
'BU TEŞKİLAT 2 ASRA YAKLAŞAN TARİHİ BOYUNCA DÜNYA SAVAŞI GÖRMÜŞTÜR'
Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 178. yıl dönümü münasebetiyle bir araya geldiklerini belirten Bakan Soylu, "Özellikle bu dönemde bulunduğunuz için bu gururu bizlerle paylaştığınız için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Bu teşkilat 2 asra yaklaşan tarihi boyunca dünya savaşı görmüştür. Bir milletin kurtuluş mücadelesini görmüştür. Güzel cumhuriyetimizin şehit kanlarıyla kuruluşunu görmüştür. Bu teşkilat bir milletin kalkınma mücadelesini görmüştür. Bu milletin demokrasi mücadelesini görmüştür" diye konuştu.
'ÜLKENİN AYAĞINA PRANGA OLAN DARBE OLAYLARINI GÖRMÜŞTÜR'
Ülkenin ayağına pranga olan darbe olaylarını gördüğünü anlatan Bakan Soylu, "Bu teşkilat, emperyalizmin tezgahladığı kardeşi kardeşe kırdıran istihbarat oyunlarını görmüştür. Ülkenin ayağına pranga olan darbe olaylarını görmüştür. Bu teşkilat yokluk görmüştür. Hırsızın, uğursuzun peşine gitmek için ekip otosuna benzin bulamadığı günleri görmüştür. Bu teşkilat dünyanın en büyük devletlerinden silah desteği alan eleman desteği alan terör örgütleri görmüştür. Yıllarca görev yaptığı insanların bir gece bir hainin emriyle kendilerine silah doğrulttuğunu, helikopterlerden kışlalarına üzerlerine ateş açtığını görmüştür" şeklinde konuştu.
'MİLLETİNE MAHCUP OLMAMIŞTIR'
178 yıl boyunca Türk Polis Teşkilatı'nın hiçbir sıkıntıda ve zorlukta acziyet içerisinde olmadığını vurgulayan Bakan Soylu, açıklamasının devamında ise, "Bu teşkilat tüm ülkenin eve kapandığı bir salgın dönemi görmüştür. Bu teşkilat batıdaki meslektaşları gibi sadece adi hırsız kovalayan rahat bir teşkilat olmamıştır. Küresel uyuşturucu şebekelerinden kaçak göç organizasyonlarına, uluslararası bahis çetelerinden siber suçlara kadar 21. yüzyıla ait daha çok ama pek veladet görmüştür. Bu teşkilat dünyanın afetselliği en yüksek ülkesinde 6 Şubat'ta asrın afetini görmüştür. Allah'a çok şükür 178. yıl boyunca karşılaştığı hiçbir sıkıntıda hiçbir zorlukta Türk Polis Teşkilatı acziyet içerisinde olmamıştır. Milletine mahcup olmamıştır. Zorluklarla biriktirdiği tecrübesi ve aziz milletimizin verdiği desteğin gücüyle, onun duasıyla, bütün yokluklarını kapatmış görevini layıkıyla yerine getirmiştir" ifadelerini kullandı.
'SAYIMIZ 340 BİN OLDU'
Bakan Soylu, FETÖ'nün Türk devlet kapasitesinin içerisini boşaltmaya çalıştığını belirterek, "Kolluk kuvvetimizin siber suçlar bölümünü zayıflatmak için 50 türlü tezgahın içerisinde olan FETÖ maalesef bu alanda da Türk devlet kapasitesinin içerisini boşaltmaya çalışmıştır. Onu sorunlarla uğraşamayacak, baş edemeyecek bir hale getirmek, onu milletimize öyle gösterebilmek, özellikle güvenlik güçlerimizi hem acziyet içerisinde hem de kapasitesi genişlememiş bir şekilde göstermek. FETÖ'nün ipleri elinde olan Amerika'nın onun tezgahçılarının belki de en büyük stratejileriydi. Sayımız 340 bin oldu. FETÖ 15 Temmuz'u yaptığı zaman, kardeşlerimizi şehit ettiğinde bu milletin üzerine helikopterlerle uçaklarla saldırdığında zannetti ki bu ülkeyi teslim alıp efendilerine teslim edecekler" şeklinde konuştu.
'TÜRK POLİS TEŞKİLATI HİÇBİR ŞEYDEN ÇEKİNMEMİŞTİR'
"15 Temmuz'dan bugün daha güçlüyüz. 15 Temmuz darbesini yapmak isteyenlerin o darbeyi gerçekleştirmek isteyenler içeride ve dışarıda o darbenin sahiplerinin bugün daha fazla korkulu rüyasıyız" diyen Soylu, "Bugün terör örgütünün Türkiye içerisinde tasfiye etmek, ülkemizin her noktasında hiçbir saat bunu gözetmeksizin insanlarımızın huzur içerisinde yaşamasının teminatı elbette ki Türk Polis Teşkilatı, jandarma teşkilatı, kahraman Mehmetçiğimiz, istihbaratımız ve bu ülkenin güvenlik güçleri. Türk Polis Teşkilatı hiçbir şeyden çekinmemiştir. Ne Gezi olaylarında, ne 17-25 Aralık'ta, ne 6-8 Ekim olaylarında, ne 15 Temmuz'da, ne şehadeti göze alarak girdiği hiçbir terör operasyonunda, ne uyuşturucuyla mücadelede, ne asayişle mücadelede, ne organize suçlarla mücadelede, hiçbir şeyden çekinmemiştir" değerlendirmesinde bulundu.
'TERÖRLE MÜCADELERMİZ BİR TEK FERDİMİZ KALANA KADAR DEVAM EDECEKTİR'
Bakan Soylu, "Kimse bir takım rüyalar görmesin. Güneyimizde bir terör devleti kurmak için içeride bir takım iş birliği yapan terör örgütü PKK'yı, onun siyasi destekçilerini masum göstermeye çalışan anlayışların üzerlerine yatacağımızı zannetmesin. Bizim terörle mücadelemiz bir tek ferdimiz kalana kadar devam edecektir. Bu ülkenin bayrağına olan sadakatimiz, her hafta pazartesi, her hafta cuma günü ilk okuldan ortaokula, liseye kadar okuduğumuz İstiklal Marşı'mıza olan sadakatimiz, bu ülkede şehitlerimize, onların ailelerine olan sadakatimiz, gazilerimize olan sadakatimiz, bu ülkenin bayrağına olan sadakatimiz, okunan ezanlara olan sadakatimiz, bu ülkenin birliğine olan sadakatimiz, hiçbir şartta ama hiçbir şartta değişmeyecektir. Kim hangi oyunu kurarsa kursun, kim hangi tezgahı kurarsa kursun bu ülkenin birliğine, bu ülkenin beraberliğine, bu ülkenin büyümesine, bu ülkenin kalkınmasına, etrafımızdaki ülkelere huzur vermemize, elbette ki engel olamayacaktır" dedi.
'TÜRK POLİS TEŞKİLATIMIZ AYNI ZAMANDA DEMOKRASİNİN DE TEMİNATIDIR'
Türk Polis Teşkilatını sadece üniformalarıyla görenlere seslenen Soylu, şunları kaydetti:
"Üniformaları vardı ve şereflidir. Ama onun altında bu ülkenin şerefli tarihi yatmaktadır. Onun altında yüce kalpleri, yüce gönüllükleri, bu ülke için her saniye, her salise atan o kalpler yatmaktadır. Evlatlarımıza baktığımızda gelecek nesillerimize baktığımızda ecdadımızı görüyoruz. Biz sadece bugün için yaşamıyoruz. Aynı zamanda dün için bugün için aynı zamanda medeniyet için aynı zamanda yarınlarımız için aynı zamanda bu ülkenin etrafındaki bütün ülkelere bütün dünyaya bu medeniyeti nakşetmesi için yaşıyoruz. Biz Müslüman bir milletiz, biz büyük bir milletiz, biz asil bir milletiz, nereden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi biliyoruz. Türk Polis Teşkilatı sadece ve sadece huzurun ve asayişin teminatı değil, aynı zamanda demokrasinin teminatıdır. Aynı zamanda ay yıldızlı bayrağımızın İstiklal Marşı'mızın, birliğimizin ve beraberliğimizin, Misakı Millimizin, bu ülkenin bütün sınırlarının, bize bırakılan bütün emanetlerin sahibidir, onun koruyucusudur ve onun yarınlara gitmesine kendi üzerine sadakatle görevini almış bu vatanın evlatlarıdır."'BU ŞEHİRLERDEN AYRILMAYACAĞIZ'
Türk Polis Teşkilatı ile gurur duyduklarını ifade eden Soylu, "Onun için bugün 178. yıl dönümünü kutladığımız Türk Polis Teşkilatı, sadece kendi benzerleri gibi dünyada huzuru asayişi temin eden değil, aynı zamanda bu ülkenin yarınlarına bu ülkenin geleceğine, bu milletle beraber, demokrasiyle beraber, hürriyetle beraber, özgürlükle beraber uzanan bir teşkilattır. Sizlerle gurur duyuyoruz, sizlerle onur duyuyoruz. Her bir gazimizle, her bir şehidimizle, onların kıymetli aileleri ile gurur ve onur duyuyoruz. Allah sizden razı olsun. Allah sizleri korusun ve muhafaza etsin. Bu uğurda şehit olan bütün şehitlerimize bütün gazilerimize, cenabı Allah onlara karşı mahcup olmamayı nasip etsin. Bu şehirleri ayağa kaldırmadan, bu şehirlerin travmasını atlattırmadan, bu şehirlerdeki her insanın başını sıcak yuvalarına sokmadan elbette ki bu şehirlerden ayrılmayacağız" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 Nisan Polis Haftası münasebetiyle selamlarını, sevgilerini ve muhabbetlerini ileten Bakan Soylu, kutlamalar çerçevesinde polis teşkilatı ile birlikte iftar yapacaklarını da bildirdi.!14 yıl önce vahşice bir cinayete kurban giden Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut, Cem Gariboğlu'nun ölmediğini iddia ederek mahkemeye mezarının açılması için başvuruda bulunmuştu. Talep mahkeme tarafından reddedilince Karabulut, bir üst mahkemeye başvuruda bulundu.
Türkiye, 14 yıl önce Münevver Karabulut cinayetiyle sarsılmıştı. Çıkan iddalar neticesinde baba Karabulut, kızını öldüren Cem Garipoğlu'nun yaşadığını öne sürerek mahkemeye mezarının açıklması için başvuruda bulunmuştu. Ancak mahkeme talebi reddededince Karabulut, bir üst mahkemeye başvuruda bulundu. Üst mahkemede talebi reddetti.
ÜST MAHKEMEYE YAPILAN TALEPDE REDDEDİLDİ
Veryansın'ın haberine göre Münevver Karabulut’u vahşice öldüren ve cezaevinde intihar eden Cem Garipoğlu davası ile ilgili yeni gelişme yaşandı.Cem Garipoğlu’nun mezarının açılması için bir üst mahkemeye yapılan başvuru da reddedildi.
Habertürk’ten Mustafa Şekeroğlu’nun haberine göre, Cem Garipoğlu’nun cezaevinde intihar etmediğini savunarak, kaçtığını veya kaçırıldığını öne süren Münevver Karabulut’un babası Süreyya Karabulut, avukatı Rezan Epözdemir aracılığı ile 10 ay önce ilk kez suç duyurusunda bulunmuştu. Yapılan ilk başvuru savcılık tarafından “kovuşturmaya yer olmadığına” kanaat getirilerek reddedilmişti.
Cem Garipoğlu’nun mezarının açılması talebi reddeden savcılık, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi’nce yapılan incelemede ölen kişiden alınan DNA profili ile Cem Garipoğlu’nun anne ve babasından alınan DNA örnekleri arasında yüzde 99.99 uyum olduğunu belirtti.
MÜNEVVER’İN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ KOLTUKTAKİ AİLE POZU ŞÜPHELERİ ARTIRDI
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan itiraz dilekçesinde Cem Garipoğlu’nun ölüp ölmediği, firar edip etmediği konusunun net olmadığına vurgu yapıldı. Dilekçede Garipoğlu ailesinin 2021 yılında sosyal medya hesaplarında Münevver Karabulut’un öldürüldüğü evdeki koltukla birlikte paylaştıkları fotoğrafın Cem Garipoğlu’nun ölmediği konusunda şüpheleri artırdığı belirtildi.
Dilekçede, “Garipoğlu ailesi, müteveffanın katledilmiş olduğu ve kanının bulaşmış olduğu koltukta fotoğraf çektirmiş ve bunu 2021 yılının ortalarında sosyal medya hesaplarından paylaşarak şahsın ölmediği konusundaki şüpheleri arttırarak adeta Karabulut ailesine mesaj vermiştir. Söz konusu paylaşımın ardından acılı baba Süreyya Karabulut tarafımıza ulaşarak suç duyurusu dilekçemizin ekinde yer alan ıslak imzalı dilekçeyi teslim etmiş ve Cem Garipoğlu’nun ölmediği, kaçırıldığı iddialarına ilişkin olarak gerekli başvuruları yapmamızı talep etmiştir. İşbu sebepten, huzurdaki suç duyurusunu yapma zaruretimiz hasıl olmuştur.” denildi.
3 AY ÖNCE YAPILAN BAŞVURUYA MAHKEMEDEN RET YANITI GELDİ
Epözdemir’in 3 ay önce üst mahkemeye yaptığı bu itiraz başvurusu sonuçlandı. Üst mahkeme Cem Garipoğlu’nun mezarının açılmasına izin vermeyerek takipsizlik kararı verdi. Cem Garipoğlu’nun mezarının açılması için bir üst mahkemeye yapılan başvurunun ve itirazın reddedilmesi üzerine, bu kez Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulunuldu.
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
-


Yorum Yazın